Profiel van AriSilhouette'in YeriFoto'sWeblogLijstenMeer ![]() | Help |
|
Silhouette'in Yerikaralamalar, saçmalıklar, öylesine şeyler... 24 augustus erkeklerin evlenmek isteme nedenleri
<dengesiz ari mode on>
aralarından zeki ve güzel olan bir taneyi alarak, bekar kadın toplumunun zeka ve güzellik ortalamasını düşürmeyi istemek...
evet tek derdim bu ya da başıma güneş geçti ;)
<dengesiz ari mode off>
01 mei Kadın
Vapurdasınızdır, eve doğru yol alıyorsunuzdur. Aklınızda binbir türlü şey vardır. Birden onu görürsünüz, tanımıyorsunuzdur. Kendi halinde yolculuk etmekte olan bir yabancıdır...
Ama öyle bir hali vardır ki, belli bir süre gözlerinizi ondan alamazsınız. Saçları ne kadar da güzel, kaşları, hele o dudakları... Ne kadar güzel yaratmış Tanrı'm! Acaba yalnız mı? Erkek arkadaşı var mı? Hoş, cevap sizi "gerçekten" ilgilendirmiyordur... O an o oradadır ve orada olduğu süre boyunca mekan ve zaman sizi pek fazla ilgilendirmez olur. Ne kadar da güzel bir varlık gerçekten de... Çok fazla "öküz" olmamak adına, hafiften o güzelliğe bakmaya devam edersiniz. Ara ara gözünüzü kaçırmaya çalışırsınız ama istemsizce yine onda bulursunuz bakışlarınızı... Zaten belli bir süre sonra da yolculuk biter, siz de son bir kez bakıp kalkarsınız. İçinizden Tanrı'ya bu güzel varlıklar için şükretmeyi ihmal etmeden tabii...
İşte kadın böyle bir "şey". İçinde bulunulan zaman ve mekandan sizi soyutlayabilecek kadar etkili, belki de o kadar sarhoş edici ve bu yüzden de kısmen tehlikeli bir varlık... Yine de şükürler olsun :)
-- Ari
24 juli The Dull Flame of Desirebjörk'ün volta albümünden kaçırılmaması gereken harika bir düet, kesinlikle dinleyin!
~
I love your eyes, my dear
Their splendid sparkling fire
When suddenly you raise them so
To cast a swift embracing glance Like lightning flashing in the sky
But there's a charm that is greater still When my love's eyes are lowered
When all is fired by passion's kiss And through the downcast lashes
I see the dull flame of desire 14 juni Karşılıklı Susmak
çok sevmek. çok çok çok sevmek. o kadar çok sevmek ki, konuşarak yaşanılan anı harcamak; bu anın bünyede bıraktığı keyfi bozmak istememek. |
|
|||||
|
|